Ask üzerine kategorisi için arşiv

Beklemekle ilgili notlar”YAKINDA”

Posted in Ask üzerine on Temmuz 27, 2007 by ayshe

seni düşesiye seviyorum :)

Posted in Ask üzerine on Haziran 16, 2007 by ayshe

Bir delinin a$k mektubu:)

Posted in Ask üzerine on Haziran 6, 2007 by ayshe
  1. Off
    Üzülme bebeğim sakın üzülme
    Olmadı işte ayrıldık
    Kızmadım sana kızamıyorum yeter ki sen üzülme
    Ben sana hiç kıyar mıyım
    Yani o kadar da hıyar mıyım
    Hıyar dedim de aklıma geldi
    Yeni sevgilinle aran nasıl?
    O da seni benim seni sevdiğim gibi çok seviyor mu?
    Ara sıra görüşelim olur mu?
    Misafir ol gel bana yumurta kırayım sana
    Param pulum yok ama borç yazdırırız bakkala
    Seni nasıl sevdiğim senin umrumda değil

    Hatırlar mısın bilmem o Mahmur beste çalar Müjgan ile ben fenalaşırdık
    Ha sahi geçen gün bekledim seni saza niye gelmedin?
    Seni bilmem ama ben acayip gaza geldim sonra soda içtim geçti
    Hatırlamalı, sevgiyle anmalı, unutmamalı, inciltmemeli,
    uçanmemeli, kaçanmemeli, tutanmemeli, öbürüde gelmiş hani bana hani bana
    demiş
    Biliyorsun ne yapsam ayrılamam senden
    Hafife alma aşk vurur insana bir de yer vurur sonra masa tenisi
    Bu kadar kolay sanma ilvanlim, ilvanlim, ilvanlim aman neyse…
    Sen çok güzelsin ama a acayipsin b acayipsin c hiç biri d hepsi senin
    Hatırlar mısın sazlar çalınırdı Çamlıcanın bahçelerinde benimde arabanın
    teybini çalmışlardı
    Şimdi de seni çaldılar benden
    Ve şimdi içiyorum her gece, her gece başka bir işkembe
    Paça, tuzlama, kokoreç, kelle gel beni kısmen yelle
    He unutmadan ebabil bir kuşsa saka daha kuştur
    Saka kuş olarak kalacaktır kuştur kuş olacaktır
    Kuştu, kuştunuz, kuştular, kuşarlar
    Şiirime burda son verirkene bi dakka doktor bey geliyorum
    Şiirime burda son verirkene seni çok sevdiğimi söylemek istiyorum

    Ha bi de yeni kedi aldım o da çok şeker
    Yaslı gitti şen geldim, aç koynunu benlar..

    _________________________________________________________________
    Real-time chat with your friends – Free download – MSN Messenger
    http://messenger.msn.com/?mkt=tr

sen kimsinn? bende bilmiyorum:)

Posted in Ask üzerine on Haziran 1, 2007 by ayshe

BİLİYORMUSUN!

 DEĞİLDİ, SEVDİĞİM DEĞİLDİ… …

DEĞMEZMİŞ BİR DAMLA GÖZYAŞI.. YASANAN ACILAR.. İSYANLAR… SEVEN ZATEN YAŞATMAZMIŞ BUNLARI…

BEN SENİ TERKETTİM…

YERİNE İÇİMDEKİ ÇOCUĞU YETİŞTİRDİM..

VE YÜZÜMDE HER DAİM MASUM BİR ÇOCUK GÜLÜMSEMESİYLE SENİ TERKEDİYORUM….

SEN KİMMİSİN??

BENDE BİLMİYORUM…….

__________________

“Evliliklerin kutsal bir özelliği olduğuna inanır mısınız?”

Posted in Ask üzerine on Mayıs 10, 2007 by ayshe

Moses Mendelssohn hiç yakışıklı bir adam değildi. Çok kısa boyunun olmasının yanı sıra, çok garip bir de kamburu vardı. Moses Mendelssohn, günün birinde Hamburg’da yaşayan bir işadamını ziyarete gitti. İşadamının, Frumtje adında çok güzel bir kızı vardı. Moses,bu güzel kıza umutsuz bir aşkla tutuldu. Fakat güzel kız onun çirkin görüntüsünden ürkmüştü. O nedenle, değil onun sevgisine karşılık vermek, yüzüne bile bakmak istemiyordu. Ayrılma zamanı geldiğinde Moses, güzel kızın üst kattaki odasına çıktı ve tüm cesaretini toplayarak onunla son kez konuşma girişiminde bulundu. Kızın güzelliği öylesine olağanüstüydü ki, bir an için onun cennetten geldiğini bile düşündü. Fakat kızın, başını kaldırıp da yüzüne bakmamaktaki direnci, Moses’ı çok üzdü.Güçlükle başarabildiği konuşması sırasında çirkin aşık, bu güzel kıza bir soru sordu: “Evliliklerin kutsal bir özelliği olduğuna inanır mısınız?” dedi “Elbette” diyerek yanıtladı güzel kız ve gözlerini yine kaldırmayıp Moses’ın yüzüne yine bakmadan, kendi de ona bir soru sordu: “Peki ya siz?”dedi.”Siz inanır mısınız buna?” Moses bir an bile duraksamadı: “Evet,ben de inanırım” dedi ve ekledi: “Biliyor musunuz? Her erkek çocuğu doğduğunda Tanrı,onun evleneceği kızı belirlermiş. Benim doğumumda da,benim evleneceğim kız belirlenmiş ve bana ‘Senin karın kambur olacak’ demiş.O zaman ben bir istekte bulunmuşum Tanrı’dan. Tanrım, kambur bir kadın bir trajedi olur. Lütfen onun kamburluğunu bana ver ve onu güzel bir kadın yap’ demişim.” Moses’ ın bu sözlerinden sonra Frumtje gözlerini yerden kaldırdı, onun gözlerinin içine baktı ve elini uzaatıp, Moses’ ın elini tuttu.Ve daha sonra da onun, sevgili eşi oldu…

Herşey için çok geç olabilir..!

Posted in Ask üzerine on Mayıs 2, 2007 by ayshe

SEVGİLİSİNİN DUYGUSUZ OLDUĞUNDAN YAKINANLARA BİR HİKAYE..Sabah uyandığında midesinde bir yanma hissetti.
Yanmanın nedeni aksam yedikleri değil,uyanır uyanmaz bugün yapacaklarının aklına gelmesiydi.
Bugün 2 yıldır götürmeye çalıştığı bir birlikteliği bitirecekti.
Aslında bunu yapmakta geç bile kalmıştı.
Bitmeli dedi içinden,her gün bu tatsız uyanış bitmeli.’
Genç adam bunları düşünürken suratı şekilden sekile giriyordu.
Süratle giyinerek dışarı çıktı.
Bugüne kadar hiç bekletmemişti onu, simdi de bekletmemeliydi.
İstanbul, soğuk ve yağmurlu bir Nisan ayı yasıyordu.
Genç adam gökyüzüne bakarak iç geçirdi; ’Bulutlar bizim yasayacaklarımızı biliyor. onlar bile ağlıyor halimize…’
BULUŞMA VAKTİ…Artık Kadıköy iskelesindeydi. Birkaç dakikalık beklemeden sonra karsıdan kız arkadaşının geldiğini gördü.
Simdi midesindeki ağrı daha da artmıştı. Beşiktaş’a geçtiler. Yolculuk sırasında hiç konuşmadılar.
Genç kız,sevgilisinin bu durgunluğuna anlam verememişti.
Nereden bilecekti bugün ayrılık çanlarının çalacağını…
Beşiktaş’a geldiklerinde bir cafe de
oturdular.
Genç kız anlamıştı sevgilisinin kendisine bir şey söylemek istediğini.
Bana bir şey mi söylemek istiyorsun’ diye sordu. Genç adam gözlerini
kaçırarak ’Evet’ dedi.
Genç kız heyecanlanmıştı, biraz da sinirlenerek ’Söylesene, ne diye
bekliyorsun’ dedi.
Genç adam içini çektikten sonra ’Sence biz nereye kadar gideceğiz?’ diye sordu.
Genç kız, ’Bunu sorma gereğini niye duydun?’ diye yanıt verdi.
Genç adam söze başladı…
’’Birkaç ay önce aksam 23:00 civarında sana telefon açıp senin için yazdığım şiiri okumak istemiştim.
Sen bana ’Sırası mi simdi canim yaa, isin gücün yok mu?’ demiştin.
Biliyor musun o an nakavt olan bir boksör gibi hissettim kendimi.
Özür dileyip telefonu kapatmıştım.
Daha sonra da bu şiiri benden hiç istememiştin.
Geçenlerde hasta olup yataklara düştüğümde arkadaşlarımla birlikte sen de gelmiş, Meralin ’Sen şanslısın, sevgilin sana bakar’ sözüne ’İşim yok da sana mi bakacağım, annen baksın’ demiştin.
Hatırladın mı?’’DUYGUSALLIGI SEVMEM…Genç kız, ’Biliyorsun ben duygusallığı sevmiyorum.
Hem hasta bakici gibi göründüğümü de kimse söyleyemez’ diye yanıtladı. Genç adam güldü, ’Evet canim haklisin.
Zaten olmak istesen de bu kalbi taşıdığın sürece hasta bakici, hemşire falan olamazsın.
Genç adam devam etti…
Bana şimdiye kadar kaç kere sabahın erken saatlerinde güzel sözcüklerden oluşan bir mesaj çektin? Hiç…
Hatta günün hiçbir saatinde çekmedin.
Duygusallığı sevmeyebilirsin.
Ama sen seni seven insanları da mutlu etmeyi sevmiyorsun.
Halbuki ben senin tam tersine kendimden çok insanları mutlu etmeyi seviyorum.
Seni tanıdığımdan beri her sabah, her aksine her gece yani seni andığım her saat tatlı bir mesajım vardı senin için biliyor musun? Seninle ben AKLA KARA gibiyiz.
Genç kız anlamıştı, ’Yani ne istiyorsun benden sair olmamı mı?
Genç adam tekrar gülümsedi içinden.
Dün gece verdiği ayrılık kararının ne kadar doğru olduğunu düşündü.
’Hayır’ dedi, ’Sair olmanı istemiyorum.
Olamazsın da…
BIZ AYRILMALIYIZ.
Ayrılırsak ikimiz için de en hayırlısı olacak.’ Genç kız şaşırmıştı,
’Neden ama? Ben seni seviyorum. Senin de beni sevdiğini sanıyordum.’
Genç adam iç çekerek ’Hayır canim, sen beni sevdiğini sanıyorsun.
Eğer beni sevseydin simdi başka şeyler konuşuyor olurduk’ dedi.
Genç kızın gözleri yaşarmıştı. Genç adam cebinden çıkarttığı mendili
uzattı, genç kız gözyaşlarını silerek
’Sen bilirsin, umarım beni bir başkası için bırakmıyorsundur…’ dedi.
Genç adam ’Nasıl böyle bir şey düşünürsün, senden başka kimse olmadı ve uzun zaman da olacağını sanmıyorum’ yanıtını verdi.
Genç adam ve genç kız iki sevgili olarak oturdukları masada Artık iki yabancıydılar.
Birkaç dakika sessizce oturduktan sonra Genç kız, ’Kalkalım istersen’ dedi.
Genç adam ’Ben biraz daha burada kalmak istiyorum, istersen sen kalkabilirsin’ diye yanıtladı.
Genç kız ’Tamam o zaman sana mutluluklar dilerim’ diyerek elini uzattı.
Genç kızın sesi ve eli titriyordu. Genç adam
’İstersen arkadaş kalabiliriz’ dedi ve birbirlerine son kez sarıldılar.
’BEN DOGRU YAPTIM…”Genç adam doğru yaptığına inanıyordu.
Eve döndüğünde yürümekten bitap bir haldeydi.
Odasına girdi.
Gece bitmek bilmiyordu.
Sabah erken kalkıp ise gidecekti, uyumalıydı.
Birkaç saat sonra uykuya dalmayı başardı.
Sabah 7’de saatin ziliyle uyandı.
Evden çıkacağı zaman cep telefonuna baktı, mesaj ve 10 cevapsız arama vardı.
Yorgun olduğu için Duymamıştı telefonun sesini. Aramalar ve mesaj sevgilisindendi. Heyecanla mesajı açtı, şunlar yazıyordu:
SADECE ONLARI SEVMEYI SEVDIM,
HEPSINI ONLARSIZ YASADIM DA,
BIR SENI SENSIZ YASAYAMIYORUM,
BU AşKI TEK KALPTE TASIYAMIYORUM,
SANA YEMIN GÜZEL GÖZLÜM,
BIR TEK SENI SEVDIM,
VE SENI SEVEREK ÖLECEGIM,
ELVEDA BIRTANEM…
Genç adam şaşırmıştı.
Onu tanıdığı günden beri ilk defa şiir alıyordu ve üstelik sabahın besinde yazmıştı.
Heyecanla onu aradı, telefonu Yabancı bir ses açtı.
Genç adam ’’Nalan’ la görüşebilirmiyim?’’Dedi.
Ama karşısındaki ağlıyordu, hıçkıra hıçkıra hem de…
’Ben onun annesiyim yavrum, kızım bu sabah intihar etti.
Gece sabaha kadar birilerini arayıp durdu.
Sabah odasının ışığını sönmemiş görünce girdim. Yavrum kendini asmıştı….’
YIGILIP KALDI…
Genç adam beyninden vurulmuşa döndü.
Bir gün önceki mide ağrısının İki katini çekiyordu simdi.
Olduğu yerde yığılıp kaldı…
Birkaç ay sonra iki doktor konuşuyordu hastanede.
Doktorlardan biri diğerine karsıdaki hastanın durumunu soruyordu.
Doktor yanıt verdi…’Haaa o mu? Üç ay önce
getirdiler. Kendisi yüzünden bir kız intihar etmiş.
O günden sonra cep telefonunu elinden hiç bırakmamış.
Devamlı bir şeyler yazıp birine yolluyor.
Geçenlerde merak ettim.
O uyurken gönderdiği numarayı aradım.
Numara 3 ay önce iptal edilmiş.
Gelen mesajlarda bir şiir var.
Bu adam duygusal mi bilmem ama benim anladığım Kadarıyla şiiri yazan çok duygusal biriymiş…
“ÇEVRENIZDEKİ İNSANLARIN NE HİSSETTİĞİ YA DA NE DÜŞÜNDÜĞÜN DEN O KADAR EMİN OLMAYIN, BAZEN BİR KALBİN, İÇİNDE NELER SAKLADIĞINI ÖĞRENDİĞİNİZDE HERSEY İÇİN ÇOK GEÇ OLABİLİR…”

iyi ki varsın iyi ki yoksun..

Posted in Ask üzerine on Nisan 29, 2007 by ayshe

“Bir gün bekle…’’Öyle demişti giderken sessizce. Geleceğim demişti en iyi gülümseyen haliyle.Küçük kız kocaman gözlerini açmış arkasından bakakalmıştı; içinde dayanılmaz burukluğu ile hayatın, elleri anlamsızlaşmıştı. Ardından baktığı,bir nokta olana dek izlediği otomobilin kırmızı lambası idi. Ve işte ilk damla düştü.Islak ve boş eller ne işe yarar diye düşündü,silmedi ikinciyi,üçüncüyü…Her lanet sabahta uyanınca,gözlerini açınca,görmek istemediklerinin sağanak yağmurlarıyla ıslanmaktan bıkmadı,bıkmazdı.Hemen çıksan odana,bıraksan her şeyi , kaybolsan, gerçeklerin karbon kağıtlarında saklansan ve acısan kendine sessizce ,kaybolan kırmızı lambası ile otomobilin görünmezliğinde, birden güzel güzleri hatırladı,o güzel gözleri ile masum, çelişkili hatta çok eski : ’’İyi ki varım iyi ki varsın gitme’’.Gölgesi yok oldu küçük kızın birdenbire.Hep aynı güvensizlik,yoktan varolan dirençsiz kuşku ve sokaktan geçen yaşlı adamın meraklı bakışları ile hayatının eskimiş fotokopileri ,benzersiz olmayan varyasyonların çözümsüz problemleri ,uzun gecelerin permütasyonları ve nemli mendillerde biriken kombinasyonları ile neticesi bilinen zamanın bittiği yerde bir küçücük kız.Arkasından baktığı uzaklaştıkça çıplaklığı ile üşüdüğü,bir de sokaktan geçen yaşlı amcanın ilgiye dair bakışları – solmuş çiçeklerin manasızlığı,hepsini ama hepsini içine gömdü.Kimse duymaz nasılsa diye düşündü:Belki yanından geçen günahkar bir esinti,uzakta bildiği kalbine kalbini gönderir,her gittiği yere onu da götürür,işitirdi.Sevginiz kısıtlandı ve sen öylece kalakaldın küçük kız.Oysa seni öptüğünde git istediğin yere,sevgin benim içimde demiştin. Otomobillerin geceyi aydınlatan kırmızı lambaları,gölgesiz küçük kızların beklediği gecesi olmayan gün,yaşanmamış henüz ve her yer hüzün….